|
ÜRGÜP TAHSİN AĞA KÜTÜPHANESİNİN KISA TARİHÇESİ
Abdulmectin Osmanlı İmparatorluğunun başında bulunduğu yıllarda ilk olarak sarayda bahçıvanlık görevini yapan sonraki yıllarda, Kızlar Ağalığı görevinde bulunan ve son olarak saray kütüphanesinde calışan Ürgüplü Tahsin Ağa saray kütüphanesindeki kitapları düzenleyerek padişaha kütüphanecilik hizmetini yapardı. Saray kütüphanesinde birden fazla nushası olan el yazmalarını padişah Abdulmecit in iznini alarak önce Temenni Tepesine kumbet yapı yaptırır ve ardından temin ettigi 817 cilt eseri develere yükleterek ve bu işe yine kendisi gibi Ürgüplü olan Hacı Derviş i görevlendirir. Hacı Derviş Ürgüp te bir kütüphane kurmak icin yola koyulur. Yapılan kümbet yapıda hem bir medrese hem de kitaplık işlevi görecektir (1854).
Ürgup e doğru yola çıkan Hacı Derviş ilçeye ulaşır, ilçenin güneyinde Temenni Tepesinde bulunan kümbet yapıya kitapları yerleştirerek kütüphane ve medrese olarak halkın hizmetine açar. Hacı Derviş, Tahsin Ağa kütüphanesinde 39 yıl Hafiz i Kutub (Kütüphaneci) ve medrese yöneticisi olarak calışır. 1894 yılından itibaren de Hacı Derviş in oğlu Nail Derviş tarafından bu görevler devam ettirilir. Tahsin Ağa kütüphanesi 1914 yilinda Eğitim Bakanliğına bağlanır.
KÖYLÜNÜN AYAĞINA KİTAP GÖTÜRME PROJESİ HAYATA GEÇİYOR
"İnsan kitaba gideceğine, kitap insanın ayağına gelmelidir" diyen Güzelgöz 1944 yılında başladığı calışmalarını farklı bir mecraya sıçratmak için girişimci ve yaratıcı ruhunu kullanarak yeni projeler oluşturmak için calışmaya başlar.
Bu dönemi anlatan Güzelgöz "Çalışırken depoda kitaplara bakıyordum. Kendi kendime düşündüm. Biz burada kitaplara bekçilik yapmak için mi bulunuyoruz? Benim işim sadece burada kitapları beklemek mi? Hayir! dedim kendi kendime ve bunları halka tanıtmak gerektiğine karar verdim. Sadece şehir içinde kullanılan ödünc verme sistemimiz var, köylülere hizmet vermek için bu sistemi kullanmak istiyorum." der.
Yolları olmadığı için şehre gelişi zor olan köylülere kitabı kendisi götürmek ister. Köylere motorlu araçların gitmesinin imkanı yoktur. Yolları olamayan köylüye ilk olarak eşeklerin sırtında, daha sonra ise katır ve at sırtında kitap götürmeyi planlar.
Eşegi olan kütüphane memuru Güzelgöz, 200 TL lik kadro için işe alınacak kişinin en az ilkokul mezunu olmasını ve eşeği olması şartını arar. Bu şartlara uyan dokuz aday başvurur. Bunların içinden Bekir Koca yı seçer. Güzelgöz yeni memuruna nerelere gideceğini ve neler yapacağını anlattır.
Bekir Koca nın ilk gideceği köyler Karlık, Yeşilöz ve Ağaçören dir. Kitaplar daha rahat taşınsın diye kitap sandıkları yaptırılır. Kütüphane kitaplık kuramadığı köylere kitap götürmek için tasarladığı proje için bakanlıktan kadro sağladıktan sonra gidecek köyler belirlenir. Sıra bu köylere kitabı götürecek olan eşekler icin sandiklar yaptirmaya gelir. Güzelgöz yaptıracağı sandıkların planlarını cizerek her biri 90-100 kitap alacak iki tane sandık yapması için planları marangoza teslim eder. Marangoz kısa sürede Güzelgözün istediği sandıkları yapar. Sandıklar eşeğin semerine yerleştirilir ve eşekler kitapları taşımak için artık hazır durumdadır.
Sandıklar halk edebiyatı eserleri ve çocuk kitaplarıyla doldurulur. Sandıklara konulan kitaplar genellikle halk edebiyatı ürünleri ve çocuk kitapları ağırlıktadır.
Köylünün okuma alışkanlığının oluşması için ilk önce; Karacaoğlan, Aşık Garip, Hazreti Ali nin Hayber Kalesi Cengi, gibi kitaplar götürülür. Daha sonraki zamanlarda halkın yararına olacak tarım, hayvancılık vb. kitaplar bulundurulur. Gezici kütüphanenin kayıtlarının tutulması için bir kayıt defteri oluşturulur.
EŞEKLİ KÜTÜPHANE HİZMETİ BAŞLAR
Eşekle gezici kütüphane projesinin hayata geçirmek için Ürgüp ün köylerini bölümlere ayıran Güzelgöz; Karlık, Yeşilöz ve Ağaçören köylerini aynı bölge içinde değerlendirerek; Birinci Bölge Gezici Kütüphane Servisi; olarak adlandırır ve bu adı boyanan sandıklarin üstüne yazdırır. Eşekli kütüphane hizmetinin ilk durağı Karlık köyüdür. Güzelgöz yeni olarak kadroya alinan memura, Karlık köyüne gidip calışmayı başlatmasını söyler. Köyün yüksek bir yerinde köylüye seslen; "Kitap getirdik size, alması bedava on beş gün sonra yine geleceğiz o zaman iade eder yenisini alırsınız"; diye anlat onlara der.
Kütüphane memuru, Bekir Koca "Ben utanırım" diyerek çekingen davranır. Güzelgöz biraz kızararak niye utanıyorsun der. Bekir Hoca "köylere mal satmaya giden Kayserili, Darendeli çerçilerden zannedileceğini ve bu nedenle yapamayacağını söyler."
Güzelgöz ise bu görevin utanılacak bir şey olmadığını aksine çok büyük bir hizmet olacağını anlatır. Memuru ikna edemeyeceğini gören Güzelgöz bende seninle gelecegim ilk ben başlatacağım hizmeti diyerek sandıkları eşeklere yükleyerek iki kilometre yürüyerek Karlık köyüne varır. Köy okulunun önünde bulunan yüksek kayaya çıkarak eski zaman tellalları gibi bağırır "Karliklılar size kitap getirdik, dağitacağız." Bağırmayı duyan çocuklar hemen koşup gelirler. Köylüler "paralı mı parasız mı diye sorar." "Parasız, alması, okuması bedava, bugün vereceğiz on beş gün sonra gelip geri alacağız" der. Önce çocuklara istedikleri çocuk kitaplarını, orta yaşlılara roman, yaşlılara din ve tarih kitaplari verir. İlk seferde asağı yukarı otuz, otuz beş tane ödünc kitap verirler ve verilen bütün kitaplar ödünc kitap defterine kaydedilir. Köylülerin ilgisi ve götürdüğü hizmetten yarar lanması Güzelgöz e yaptığı işten dolayı çok büyük haz verir. (1957)
İlk çalismada Güzelgöz ün yaptıklarını gözlemleyen memura artık güven gelir ve "Birinci Bölge Gezici Kütüphane Servisi nin ikinci durağı olan Yeşilöz köyüne yalnız gider. Karlık köyünde Güzelgöz den gördüklerini aynen uygular. Kimi köylerde kitabı ödünç verdigi yer okul bahçesi, muhtarlık, köy odası yada cami avlusu olarak değişiklikler gosterir. Bu çalışma ileriki yillarda daha da yaygınlaşarak Ürgüp ve çevre ilçelerin kimi koylerine kadar hizmet verir.
BALZAC OKUYAN KÖYLÜLER
İlk önceleri; Karacaoğlan ve Hazreti Ali nin Hayber Kalesi Cengi ile başlayan okuma zevki daha da gelişerek köylerde dünya klasikleri okunmaya başlanır, özellikle Karain köyünde Balzac ın kitapları okunmaya başlanmıştır. Bu gelişmelerle beraber en çok okunan kitaplar: tarih kitapları, dini kitaplar, tarım ve sağlık kitapları ve tarihi romanlar bulunuyor.
Eşeklerle Kütüphane Faaliyeti Büyük Yankı Uyandırıyor
1957 yılında Hayat Mecmuasında Köylere giden kitaplık diye bir yazı yayınlanır ve bu haberi bakanlık yetkilileri de duyar. Bu haber sonrası dünyada ve Türkiye de ilk defa yapılan eşek sırtında köyler gezici kütüphane hizmeti götürülmesi büyük bir ilgi uyandırır.
Kısa bir zaman içinde bakanlık yetkilileri Eşekli kütüphane hizmetini önemseyerek ve benimseyerek Güzelgöz ün çalıçmaları desteklenir.
* Aydın İleri, Eşekle Gelen Aydınlık, Memphisto Yayınları
** Fakir Baykurt, Eşekli Kütüphaneci, Adam Yayınları
|